SİGARAMIN DUMANI

YELKENLERİN BÜYÜLÜ DÜNYASI

KAMERA; GÜVEN                       BÜYÜLÜ DÜNYA- TEKİRDAĞ

                     Mavi suların mavi hayalleri ile sınırsız heyecana
         kapılmış küçük adam-kadınlar ; sigaranın yasaklı
        kargaşasından haberleri bile yok.


ŞİMDİ UÇMAK ZAMANI-TEKİRDAĞ IŞKILAR

KAMERA; GÜVEN             UÇUŞ ZAMANI 

                             
                     Ganos (Işıklar) Dağlarının tepesinde uçan bu adam;
        öyle sanıyorum ki, o an; et ve kemikten öte bir şeyler
       hissediyor olmalı.

                    Ulaşılmış haz; aşktan öte veya benzeri duyguları
       yaşatıyormuş; ne tuhaf...Öyle sanıyorum ki, bir birilerine keyif
       veren en uzun aşk; yamaç paraşütü ile yaşanıyordur. :))







SİGARAMIN DUMANI

 

  Sigaranın dumanı tatlı bir zehir doluluğu içerir. Ben diyeyim 10 bin tür zehir, siz deyin 100 bin tür zehir. Çok ilginçtir insanlar önce sağlıklarını kaybederler, kendi güzel ve asil bedenlerini sağlık sınamasından geçirirler; sonra da kaybedilen sağlık adına inanılmaz zahmetli harcamalara girerler. Her şey yapılır ama Atı alan Üsküdar’ı geçtiyse yapılacak bir şey de kalmamıştır.

 

  İtiraf etmeliyi ki bendeniz nikotin bağımlısı değilim. Sırf beyin hücrelerimin test edilmesi adına günde 3–4 adet sigara içiyorum. Öyle ya içebilme adına harika bir sınav veriyorum. Öyle her ikram edileni kabul etmiyorum. Eğriye ve doğruya da sigaranın ince ve tatlı zehrine sarılmıyorum. Bu benim kişisel tercihim elbette.

 

   Sahile yakın bir yerde, rüzgârın dallarını salladığı çınar ağacının altında dumanın ince keyfine bende sarılıyorum. Güzelde oluyor hani; zehrin saldırıları karşısında sağlıklı bedenimin olasıya mücadelesi.

 

Sigara yasağından bu yana toplumsal değişimi her alanda gözlüyorum. Hiç dışarı çıkmamış, güneş yüzü görmemiş insanların kapılar önünde sigara içmesi, birbiriyle konuşması; çok tuhaf. Geçmişin güzel komşuluk sohbetleri, kim derdi ki tatlı bir sagara nefesinin alınası keyfinde hatırlanacak diye?

 

  İnsanlar şaşkın! Çoğu mekânın sigara içmeye uygun açıklığı olmadığı için, kaldırımlar, yollar, parklar sigaranın dumanını keyif içinde çekenlerle dolu. Sosyal patlama buna derler. İncecik ve bin bir çeşit zehri taşıyan sigara yasağı; farkında olmayarak inanılmaz bir sosyal yakınlaşmayı gerçekleştiriyor.

 

  Başbakanın dediğim dedik kanunları öyle bir çıkış yapıp, halkı ensesinden yakalıyor ki, belki de en güzel, en faydalı yasak; sigara yasağı olacaktır. Aynı binada, pasajda kalıpta birbiri ile görüşmeyen insanlar şimdi sigaranın tatlı güzel zehri adına görüşüyorlar. Balkondan balkona komşu sohbetleri yapıyorlar. Kapı önünde sigaranın incecik dumanını savururken, bilinmedik dostlukların kapılarını duman yardımıyla arılıyorlar.

 

  Kahvehanelere sigara yasağından sonra girdiğimde temiz bir hava ile karşılaşıyorum. Sigarasız hayatın insana uzanan keyfi bu olmalı. Ne iyi etti de sayın başbakanımız sigara yasağını tüm kapalı alanlara uyguladı. Hatta bu kapalı alanların uygulaması evlerimize kadar ulaşmalı. Her ev tek tek denetlenmeli. Görün bakın birbiri ile konuşmayan komşular nasıl da sigaranın incecik dumanının bal gibi zehri için konuşacaktır…

 

  Bir kadın sesi yettiğince söyleniyor; “ kim koyduysa bu yasağı, onun boynu devrilir inşallah. Şimdi de sigarayı 10 liraya çıkaracaklarmış?”

 

  Belli ki kahve gözlü, beyaz tenli kadın; iyi bir sigara içicisi! Ve sigara yasağı onu oldukça germiş durumda.

 

  Kahvehaneler, birahaneler durma noktasına geldiği de belli. İçkili bir lokantada, kavun ve peyniri ile birlikte rakısını yudumlayan bir adam; sigarasının ince dumanına sarılamıyorsa; o mekâna gitmeyi tercih etmeyecektir.

 

 Halkını bu kadar düşünen başbakanın, sigaraya bu kadar takması; normalin çok dışında bir duygunun birikmiş saldırısı olmalı. Bir taşla iki kuş birden vuracaklar. Sigara yasağı ile birlikte içkili yerleri de imana getirecekler.

 

  Peki, halkını bu kadar düşünen ve ben karar verdim uygulanacaktır diyerek, iyi bir organizasyon yapmadan uygulanan yasaklar; niye trafik canavarına bir tedbir almayı düşünmüyor? Yılda 5 bin kişinin ölmesi, 10 bin kişinin yaralanması; dikkate değer bir rakam değil mi?

 

  Ya neredeyse toplumda her iki kişiden birinin silah taşıdığı ve her gün cinayetlerin işlendiği ülkemizde; sigaradan önce uygulanacak silah yasağı olsaydı daha iyi olmaz mıydı?

 


 
Diyeceksiniz ki; silah yasağı, trafik yasakları zaten var! Peki, o zaman; ölen ve öldürenler, yasakların soylu toleranslarından mı kaynaklanıyor acaba? 

 


  
İşten eve giderken kolordu caddesinde hiç dışarı çıkmayan esnafın komşuları ile birlikte tavla oyunu içine girdiklerini görüyorum. Bu telaşlı, gürültücü manzara beni mutlu ediyor. Çünkü bu adamlar, sigara yasağından önce burada yoktu. Belki de bir birini tanımıyorlardı.

 

 Anlaşılan o ki, insanoğluna yapılacak her türlü baskı, yasak; kendi sosyal kültürünü, birleşimini oluşturacak.

 

  Yaşasın sigara yasağı; yaşasın selamsız insanların selamı.
 
Balık baştan kokar.

  Yasakları sırf yasak için yaparsan; yasaklar da kendi sosyal adaletini unutulmuş dostluklara çevirir. Daha da üstüne giderseniz, yüksek fiyat uygulayarak çözelim diyorsanız; kaçak tütünü inanılmaz bir telaş içinde hortlatırsınız…

 

  Sigaramın dumanı diye güzel bir şarkı vardı eskilerden;

 

  Sigaramın dumanı da dumanı

  Yoktur şu yârimin imanı da imanı

 

                                                                                                                                            GÜVEN

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !