SENİNLE BİR DAKİKA


PAPATYALAR-KARAHİSAR KÖYÜ-TEKİRDAĞ

Kamera; Güven         PAPATYALAR

               Bahar gelmiş papatyalar açmış... Yeşil
          beyaz ve sarı; karışık beyinlerimizin dinlenmesi
          için iyi bir fırsat; baharın koynundaki güzellikleri
          seyretmek...Küçük haylaz papatyanın keyfine
          bakar mısınız lütfen? :))

GENÇ ADAM VE GENÇ HANIMLAR

Kamera; Güven   Erbil Bey,Yasemin Hanım ve Fatma Hanım

           Genç adam ile tanışmanın,ileriye dönük dostluk
         kurmanın onurunu yaşadım.

          İstanbul hanımefendisi Yasemin hanım; bedene
        hapsolmuş dostluğu;dostları için sunuyor...

            Vefanın değişmez adresi; Fatma hanım...

YEMEK ZAMANI-TEKİRDAĞ KÖFTESİ

              Özcanlar Lokantası-Tekirdağ

         İki genç ve başarılı insan ile öğle yemeği. Bir 
     kültür haline getirmek istediğimiz yemeğimizin 
     başlangıç yeri; Özcanlar Lokantası oldu. Ön balkon
     İstanbul yoluna bakarken; arka balkon; usta işi
     güzel bir esere; Rüstem Paşa Camiine bakıyor...
     10 köfte bir ayran ve bir de çoban salata; deymen
     benim gamlı keyfime; deymen...

RÜSTEMPAŞA CAMİİ-TEKİRDAĞ

Kamera; Güven       Rüstem Paşa Camii

                  Mimar Sinan'ın güzel bir eseri. Yolunuz
         Özcanlar Lokantası Tekirdağ adresine düştüyse;
        bu güzel esere karşı köfte yemek istiyorsanız; 
        lütfen ikinci kat,arka balkonu seçiniz...:))

Mart 2009 Fatma -doĞa-nİvcİhan 051

Kamera; Güven        Karahisar Köyü 

         Tekirdağ'a 15 km uzaklıkta bulanunan köy;
      uygarlığın kentleri için terkedilmiş.Genç insan
      yok gibi bir şey! Meralar boş.Bir kaç koyun sürüsü
      yaşlı köy insanları; doğdukları yerde; ölümü bekliyorlar.

        Bahar ile uyanışa geçmiş çimen,papatya,çiğdemler
       inanılmaz görüntü sunuyor. Kelebek ve arıların 
       acelesi olmalı! Bir o çiçikten bir bu çiçeğe konuyorlar..

        Tanrım; bu güzel köyler, tok gözlü insanlar neden
     yalnış politikacıların"aç" şehirlerine yönlendirilirler; neden?

KÜÇÜK KORU

Kamera; Güven             Küçük Çalılık

                 Küçük bir çalı korusu gibi bir yer.
         Karahisar Köyüne Mahmut Bey'in bedenini
      emanet için geldik.Fakat birazdan toprağa verilecek
      bir beden karşılığında; toprağın sunduğu yaşam
      güzelliklerini gezmeden edemedik...
         Doğa hiç bir şekilde ölümü hatırlatmıyor

       Tanrım;tüm çılgınlıklar,tüm korkular; insanın oluşturduğu
      lisan ile tarif edilip,yaşanıyor... 

          Daha yeşillenmemiş çalılıkların altında küçük haylaz
      hayvanlara ait sesler geliyor kulağımıza... Kim bilir
      bu küçük çalılıkta kaç bin hayvan mutlu ve adil bir yaşam
      sürüyor...

KARAHİSAR KÖYÜ HASAN AMCA

Kamera; Güven        Hasan Amca

              Hasan amca bezelye tarlasını kazıyor.

            "merhaba amca"
           -hoş geldiniz misafirler.Cenazeye mi geldiniz?
            "evet amcam.İsmin nedir,yaşın kaçtır?"
           -Hasan,82 yaşındayım...

              Küçük tarlasında, küçük kazançları ile
             mutlu bir adam; Hasan amca...

TAZE KAZILMIŞ BİR MEZAR

Kamera; Güven          Mahmut Bey'in taze mazarı

                Mezarı kazan genç adam;
            "güzel bir toprak.Kazması kolay oldu.Bu
            toprakta ne eksen olur." derken nur yüzü
            işten yeni çıkarılmış olmasına rağmen;
            aydınlıktı! Ne garip dünya! Ölüm ile yaşam
            ve zıtlıklar; yan yana...

ÖLÜM İLE YAŞAM SESSİZLİĞİ

Kamera; Güven       Ölüm ile yaşam sessizliği

            Mahmut Bey'in bedeni toprak ile bir
         olurken;köylüleri bedensel sessizliğin
         arınmasını yapıyorlardı. Ama ne kadar
         sürer,hayatın curcunalı kavgası ne kadar
         zaman sonra başlar; onu siz irdeleyin...


SENİNLE BİR DAKİKA

 

  Tam tamına 34 yıl önce ülkemizi Eurovision’da temsil etmiş ve 19 ülkenin katıldığı yarışmada 3 puan alarak sonuncu olmuş bir şarkıdır “seninle bir dakika.” Ülkemiz için hayal kırıklığı yaşanırken, şarkının ve diğer elenen şarkıcıların tartışıldığı bir dönem yaşanmıştır.

 

 Avrupa insanının bizi ne Asyalı ne de Avrupalı kabul etmediği yıllar… Şimdi de değişen çok şey yok gibi! Yarışmalar verilen ödüller, birçok sanatçıya sesini duyurma, müziğini yapma fırsatı ve heyecanı veriyor. Sanatın, sporun gelişmesi için harika düzenlemeler… Her işte olduğu gibi işin içine siyaset karışırsa, müziğinde, biliminde değeri yok ediliyor. Kendi özümüzü benimsemediğimiz ve değişimin fiziksel olduğunu savunduğumuz yıllarda, daha çok genç olan Semiha Yankı’ya bizi temsil etme görevi veriyoruz.

 

  Halk oylaması ile yapılan 1975 şarkı yarışması elemelerine katılan diğer sanatçılar ve eserleri halkın gündeminden hiç düşmedi. Kimler yoktu ki;

 

  Esin Avşar “canı sıkılan adam” ile. Atilla Atasoy “dilenci” ile. Cici Kızlar “delisin” ile. Füsun Önal “minik kuş”, Yeliz “hayalimdeki adam”, Ali Rıza Binboğa “yarınlar”, Şenay “umut”, Nilüfer “boş ver” şarkıları ile yarışmışlardı. Gerçek sanatçılar, elenmenin de kazanmak kadar önemli olduğunu bilmiş olmalılar ki; hala hatırlanırlar, dinlenirler…

 

  1975 yılların şarkı yarışmasında sonuncu olan “seninle bir dakika” 34 yıldan buyana halkın tercihinden uzak olmadı. Sonuncu olması o dönemin tartışmalarını kamçılamış, kendi üstün mazeretlerini üretmiştir. Elbette tartışma olacaksa hep olsun… Ama doğrunun kıstası çok iyi ve işi bilen insanlar tarafından yapılırsa, gelişme yaşanır! Yoksa mazeretimiz hep boyumuzdan büyük olur…

 

  Bundan 34 yıl evvel genç bir kadına bir görev veriyorsun. Sanatçının kendine güvenen ve kendi özünü seslendiren eseri olacağı yerde, şartlarını sıralayıp sanatçıyı dar bir kaideye oturtuyorsun. Hâlbuki o bir eser ama yaşayan bir sanat eseridir. Onu yapma, bunu yapma, böyle giyin, böyle davran dersen; o sanatçının sanatını yapma şansı yoktur. Ve öyle dönemden geçip, öyle dönemler yaşıyoruz ki, hala giyiniş, saç-sakal-küpe beynimizin içinden daha fazla kabul görüyor… Yeter ki, birkaç kelimeyi ezberle ve belli görünüşte ol yeterli…

 

  O dönemi en iyi yaşamış ve en acı eleştirileri almış Semiha Yankı’ya sorarsanız, size şöyle der;

 

  “saç rengime bile karıştılar. Benim saçlarım sarıdır, sarı saçlı Türk mü olur diye, saçlarımı kızıla boyattılar. Giyinişime karışıp, onlar belirlediler. İnanılmaz bir ruh âlemi içinde yarıştım. Fakat şarkının sonuncu olmasını asıl nedeni, Kıbrıs Barış Harekâtı yeni yapılmıştı. Avrupa bize soğuk bakıyordu. Ve beni de cezalandırdı.” diyor sanatçı. Avrupa bize ne zaman sıcak baktı ki? Gerçekten de, kendimizi özümüzü, sanatımızı, folklarımızı tanıtamamış olmanın ezikliğini çekerim. Ve sadece savaş naraları ile galibiyetleri hatırlamanın korkunç yalnızlığını da hissederim…

 

  Tanıtacak, yaşatacak o kadar çok birikimimiz var ki, hangi birini sayayım. Yemek, müzik, ahlak, misafirperverlik, saygı, sevgi kültürlerini işlemeye kalksak dünyaya dersler verirdik! Fakat kültürlerde, beslenmez doğru aktarılmaz ise; ölüyorlar ve şekil değiştiriyorlar. Eskiden güzel kokan, sevgi veren kültürler, şimdi; pis kokup, nefrette yayabilirler…

 

   Birçok alanda devrim yapmış ve hep ilgimizi çekmiş Avrupa ülkeleri, yıllarca kendi tarafının kültürünü ağırladırlar ve yücelttiler. Birçok Eurovision yarışmasını bu saplantılar yüzünden izlemedim. Semiha Yankı’yı başarısız değil, başarılı buluyorum. Devasa zenginliğin Avrupa’sı hâla taraflı kalıyor ve yaşıyorsa, 1975’li yıllarda sanata, sanatçıya evrensel değerler içinde ödül vermesini bekleyemem doğrusu.

 

  Ama bir gerçek var ki, bize bizden başka dost olmaz sözüne “asla” katılmıyorum, katılmayacağımda. Doğrular, “sanat-ilim-bilim” içinde yapıldığı sürece, yol alacaktır… Tıpkı “seninle bir dakika” şarkısının sonuncu olduğu halde hâla harika duygular ile çalınıp dinlenmesi gibi…

 

  Sözlerini Münir Ebcioğlu, bestesini Kemal Ebcioğlu’nun yaptığı “seninle bir dakika” Semiha Yankı’nın sesinden de bir başka dinleniyor.

 

  Seninle bir dakika umutlandırıyor beni

  Bir dakika siliyor canım yılların özlemini

 

  Hasret tükenmez gibi kavuşmak bir dakika

  Sevmek bir ömür sürer sevişmek bir dakika

 

  Seninle buluşmamız bir dakikada geçti

  Gözlerin gözlerimi canım bir dakikada seçti

                                                                                                Güven

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !