body oncontextmenu="return false" onselectstart="return false" ondragstart="return false"> SANATA ÇİVİ ÇAKAN ELLER - BARIŞ'TAN SELAM OLA,SELAM - Blogcu



« Önceki | Sonraki »

20/5/2009

SANATA ÇİVİ ÇAKAN ELLER


HASIR CAFE VE DOĞA IRMAK

Kamera; Güven Rüstem Paşa Çarşısı-Tekirdağ

                   İlyas Bey ve Doğa Irmak

                İlyas Bey ve ailesinin sıcak bir kahvesini
            içten bir doğallığın mekanı olan bu yerde;içmeye
            ne dersiniz? Hasır Cafe; Akdeniz kokusunu,
            tecrübesini Rumeli kokusu ile buluşturuyor...

                   BAKIRA HAYAT VEREN ELLER

Kamera; Güven     Sanatçı eller iş başında

                           Yasemin Hanım

            O,zor olanı başarmış,zor olanı istemiş...
            Cansız metale ruh ve can veren eller; hayal,
           bilgi,tecrübe,emek ile birleşip;sanata doğru
           yol alıyordu...
RÖLYEF SANATÇISI YASEMİN HANIM

Kamera; Güven  Su perisi Dafni ve Bereket Tanrıçası 

                Yasemin Hanımın eleleri ile
              buluşmuş metalin (rölyef sanatının) 
              sanata dönüşmüş hali...


            Kadin Ve Denİz

Kamera; Güven                Deniz ve Kadın

                    Sonsuzluğun hemen altında sonlu bir
              yaşamın içinde;sonsuzu hissetmek nasıl bir duygu
              acaba?


SANATA ÇİVİ ÇAKAN ELLER

 


 
“Sanat sanat içindir”, “sanat toplum içindir”, “ben böyle sanatın içine…” Anlayışları;

hep biz insancıklar içindir. Sanatı nasıl algılıyorsanız; sanat odur. Kimi için ulaşılmaz bir nesne, kimi için hayal dünyasının en somut hale dönüşümü; kimi içinse; lanetli bir döngünün taşa, mermere, bakıra, gümüşe, altına dönüşmüş hali…

 

  Sanat ile sanatçıyı ayırmak mümkün değildir. Sanatçı hayal gücünü ellere, ayaklara, gözlere aktarır. Beden var olan ile var olmayanın sentezini harika bir sanat ile müjdeler. Günler sürer çekicin çivi ile sohbeti. Terler bedenden, diğer bedene geçer ve gün doğudan batıya, batıdan doğuya iner…

 

  Sevgili dostum Cihat’ın kardeşi Yasemin Hanım ile tanışalı az zaman oldu. Bakıra verdiği anlamı ölümsüz bir sanata dönüştürdüğünü yeni öğrendim. Bakır plakalar halinde geldiği küçük atölyeden can bulmuş olarak çıkar. Kimi Mustafa Kemal olur, kimi Su Perisi, Bereket Tanrıçası. Kimi bir dansözü betimler, kimi de Cengiz Han’ın zarar vermeyen bakışlarını canlandırır...

 

  Önceden randevulaşmış olarak geldiğim Rüstem Paşa Çarşısının küçük dükkânında eller ile buluşmuş çekicin çivi ile sohbetine bakır tanıklık ediyordu. Sessizlik kadın ve erkek ruhundan öte sanat ruhuna dönüşmüş; kendi türküsünü söylüyordu. Küçük ve sevimli atölye, Yasemin Hanımın el ve beyin gücü ile birçok efsaneye tekrar hayat veriyor.

 

  Duvarda asılı olan ve oldukça dikkat çeken eserlerin bir isim var mı dedim;

 

  “ Su Perisi Dafni ve Apollon, Bereket Tanrıçası, Dansöz, Cengiz Han.” dedi. Duvarda asılı olan eserlere ellemeye kıyamazsınız. Ama izin alarak elledim. Dafni’yi ölümsüz bir aşk ile seven ve bir türlü kavuşamayan Apollon’a el verdim. Dokundum her ikisine de. Bakır insan eliyle ölümsüz bir esere; eserde, Apollon’dan kaçmak, ona yar olmamak adına Defne ağacına dönüşmüş; Su Perisi Dafni olmuştu.

 

  Rolyef ve kakma sanatçısı Yasemin Hanım bu işi teorik eğitimini Marmara Güzel Sanatlar Fakültesinde almış. Asıl daha da önemli pratiği de İstanbul Kapalıçarşı’da Ermeni bir ustadan öğrenmiş. Bir yıl hiçbir ücret almadan ve sabırla gittiği atölyeden bakıra hayat veren sanatçı olarak ayrılmış.

 

  Sanatın sanatçıya yansıyan aydınlık bakışların gülen yüzü; bu işin harcanan emeğin, ortaya çıkan sanatın daha fazla yurtdışından ilgi gördüğünü söylüyor.

 

  Rüstem Paşa Camiinin hemen arkasında ve Büyük usta Mimar Sinan’ın gölgesinde bir başka usta; Yasemin Hanım ile kısa sohbetimiz, şehrimizin kısır döngü ve sanattan uzak oluşu adına oldukça verimli oldu. Sanatın ve sanatçının az yetiştiği verimli topraklarımızda, nadir bulunan; sanat ve sanatçılarımızdan birisi; Yasemin Hanım’ın Rölyef ve kakma sanatına verdiği katkıları büyük bir keyif alarak gördüm ve dinledim.

 

  Duvarda asılı olan efsanelerin Tanrı ve Tanrıçalarının canlanacakmış gibi duran rolyeflerine bir kez daha baktım.  


“Su Perisi Davni ve Apollon” dünyamızın kargaşasını umursamaz bir eda ile kendi aşklarında anlam bulup, kalıcı ölümsüzlüğe ulaşmasının keyfini yaşıyorlardı. Efsaneleşmiş Dafni’nin defne ağacında yaşadığını, başları taçlandırmak için ölümsüz bir yaşam bulup Apollon’u onara ettiği belli! 

 

  Bu eser kaç zamanda oldu diye sordum;

 

  “45 günde bitirdim.” dedi. Şu anki fiyatı ne kadar;

 

  “2 bin TL” dedi. Durdum ve düşündüm. 45 günde hayat bulan bakırın rölyef sanatı ile esere, dönüşmesi gün başına 44 TL gibi ücret karşılığı yapılıyor. İlkönce kulağa çok pahalı gibi görünen eser; sıradan bir işçinin günlük ücreti ile aynıydı.

 

  Hayal gücünün, bilginin, tecrübenin bedene; bedeninde çekiç ve çiviye verdiği emek; 44 TL ücretin yaşama dönüşmüş haliydi.

 

  Yasemin Hanıma sordum; en büyük hayalin; “ bir gün daha büyük bir şehirde, daha büyük bir atölye kurmak ve orada bu işi seven insanları yetiştirmek.” dedi. Sanatın sanatçısına hediye ettiği ışığı tüm emek harcayanlarda görebilirsiniz… Sanatçıdan bana yansıyan ışık ile kısa zamanın büyük öğrenimi adına yine sordum; nasıl bir iştir rölyef ve kakma sanatı?

 

 “ metali canlandırmaktır. Ona hayat vermek, hayal gücü eklemektir.”

 

  Yani sanatçının duyguları, ruh hali metale, sanatına yansıyor mu?

 

“ elbette yansıyor. Daha önceden yaptığım eserlere bakıyorum. O günler hangi ruh halindeysem o yaptığım esere olduğu gibi geçmiş. Ben farkında bile değilim. Neşeliysem neşe olarak, hüzünlüysem hüzün olarak verilmiş.”

 

 Bu işi düşünenlere söyleyeceğiniz bir söz; “ ilgi ve sabır etmelerini isterim. Hiçbir sanat; ter akıtmadan, emek harcanmadan öğrenilmez.”

 

  Sanatın ve sanatçının ellerini sıkıp, teşekkürü de borç bilerek ayrıldım, tarihin arka bahçesi olan Rüstem Paşa çarşısından.

 


Mitolojik bir öykünün içine girmiş ve tekrar dünyanın kargaşa bahçelerine dönmüş gibi günün içine döndüm. Tekirdağ’ın bol güneşli, bol huzurlu; az sanatlı, nadir sanatçılı sokaklarında ilerlerdim,ağırdan ağıra...

                                                                                               Güven

                                                                                         


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: aslimyanik | Tarih: 2009-07-02 18:05:33
    Konu: merhabalar
    barış merhaba,yazı ve resimlerle öyle uyum içindeki siten çok beğendim.Resimler profesyonel çekim mi?harika teyzemle dedem ne güzel çıkmışlar.tebrikler.


    ******************

    Hoşgeldin.Teşekkürler efendim

    Sevgiler


    Düzenleyen BARIS59 gün: 2/7/2009 saat: 21:39

    Bağlantı »

  2. Yazan: anneguncesi | Tarih: 2009-05-25 13:47:11
    Konu: merhaba
    barış bey güzel yorumunuz için öncelikle çok teşekkür ediyorum...Blogunuzda dolaştım biraz gerçekten çok güzel yazılarınız ve yorumlarınız bulunmakta.Ellerinize, emeğinize sağlık
    hoşçakalın

    ***************

    Saygılarımla efendim

    Düzenleyen BARIS59 gün: 25/5/2009 saat: 14:04

    Bağlantı »

  3. Yazan: ra55 | Tarih: 2009-05-22 11:23:05
    Konu: Sanat ve Sanatçı
    Efendim, saygılarımla; Bize sadece okumayı ve ardından düşünmeyi bırakmışın sevgili kardeşim Barış. "Sanat ile sanatçıyı ayırmak mümkün değildir. Sanatçı hayal gücünü ellere, ayaklara, gözlere aktarır. Beden var olan ile var olmayanın sentezini harika bir sanat ile müjdeler. Günler sürer çekicin çivi ile sohbeti. Terler bedenden, diğer bedene geçer ve gün doğudan batıya, batıdan doğuya iner… " Anlatım tekniğin, yorumların, örneklemelerin, benzetmelerin ve hepsinden güçlüsü bilgin bir derya deniz. Size hayran olmamak mümkün değil. Öyle güzel konular işliyorsun ki, hepsi birer şaheser, bilgi ve kültür kaynağı. Bizi böyle güzel konular üzerinde bilgilendirdiğin ve paylaştığın için o engin gönlünüze, güzel ve zengin yüreğinize ve bunları ekrana taşıyan ellerinize sağlık. Hoşça ve sevgiyle kalın. Allah'a emanet olun...

    *********
    Bazı duygular vardır yazı ile yansır bedenlere.Bazı duygular vardır söz ve
    şiir ile...

    Ve bazı duygular vardır bakışlarda gizlidir anlam bulduğu bedenlere...

    İrdelemesini seven,farklı yönlerden bakan bir dost edindiğim için; mutluyum.

    Saygılarımla

    Düzenleyen BARIS59 gün: 22/5/2009 saat: 17:10

    Bağlantı »