2/5/2009
MESAFE HAK GETİRE

Kamera; Güven Nisan 2009 RÜYA ALEMİ
Meşhur bir şarkıydı çocukluk dinlenceleri
içinde; "Evreşe yolları dar,bana bakma benim yarim
var." denirdi ardı sıra yapılan düğünlerde...
Gelibolu-Evreşe doğasının rüyalar bölgesi...
Kamera ; Güven NATÜREL GÜZELLİKLER
Gelibolu bölgesinin dayanılmaz güzelliği...
Kamera ; Güven GELİBOLU -SAKLI EV
Küçük orman, bağrından yeşerttiği bitkiler ile
insan elinden çıkan ev için ; harika sürprizler
hazırlamış...
Kamera; Güven GÜN BATIMI
"Dün çoktan döndü buralarda
ve ben simsiyah bir gecenin koynunda
yapayalnız bekliyorum.
Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek
dönence biliyorum.
Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
görüyorum dönence."
Barış Manço
MESAFE HAK GETİRE
Bazı sözcükler vardır nerede ve nasıl öğrenmişsinizdir bilemesiniz… Size ait olurlar, sanki sizin bedeninizin, ruhunuzun özel tarifi gibidirler… Ve sizi bilenler bilir; o sözün siz koktuğunu söylerler.
“mesafe hak getire” sözü de bana nereden geldi ve ne şekilde benim oldu; bilemiyorum. Ama söylemekten zevk aldığım ve birçok söylenecek sözü, bu söz ile toparladığım da bir gerçek.
Yakın ilişki içinde olduğum insanlar ile bir sorun yaşar ve çözümsüz bir ufka doğru bakarsam; bu sözü hatırlarım. Ve bir arınmışlık yaşar gibi yaşar bu sözü fısıldar; “mesafe hak getire” derim. Bir kurtarıcı gibi sarılır, çıkmaz sokağa girmiş dostlara da, iyi bir fırsat gibi bu sözü; tam zamanında sunar; “ mesafe hak getire” derim…
Sınırsız samimiyetin, laubali yaşantımızın, sınırlı ilişkileri vardır. Kısır döngü öyle bir dönmeye başlar ki; yakın sanılan, güzel sanılan ilişkileri “yaz yangını”na çevirir… Mesafeli ilişkiler, mesafe duvarını; mizah , zekâ , sanat ile kaldırılıp devamsallığın özgürlüğünü kavuşurlar.
Birçok insanın yakın çevresinde mesafeleri kaldırdığı yakın dostları vardır. Bir gün gelir, sınanmak ister bu dostlukların içi doluluğu, boşluğu… Ve aynı dostluğun sınandığı zamandan geçen insanlardan biriside bendenizim…
Bazı dostluklarda vardır, sınamaya gerek duyulmadan beklerler uzaklarda bir yerlerde. Yaşamımızın uzağına düşerler, iş ve aş adına… Ve biliriz ki o dostluklar oradadır. Hiçbir şey olmamış gibi, zamanın eskitemediği bir tazelik ile beklerler bizi…
Huzur arayan ve alışkanlığına sadık olan bedenim, limana doğru çekti beni. Öğlen arası, bir molanın miskinliğine sığınmak adına adımladım limana giden yolları. Kiraz ağaçları görülmeye değer güzellikte; beyaz bir, neşe saçıyorlar. Tüm siyah düşüncelere, tüm kötülüklere rağmen; beyaz bir açılım vardı yakınımızda. Kiraz ağaçları da bu güzellikleri destekleyen tarafta; barışın, güzelin, sevginin tarafındadır. Sevgiliye sunulan bir gül gibi; kırmızı meyvelerini sunarlar yaz ayının merhaba dediği zamanda…
Öğle molasının fırsatı, eski arkadaş İsmail Bey’e de uğradım. Çeşit çeşit oltaların satıcısı, balık hakkında öğüt dağıtıcısı İsmail Bey; her zamanki yerinde; her zamanki işindeydi… Misine sarıyor, olta bağlıyor, yem satıyor. Emekliliğin tadını, balıkçılığın emekli keyfini; limandan uzak kalmayarak yapıyor. Merhabalaştık, hal-hatır sorduk… Güneş tatlı bir tebessüm sunuyor, miskinlik tercih eden, ticaret ve siyasetten uzak bedenime…
Telefonum çaldı. Arayan eski bir dost. Mesafelerin kaldırıldığı, neşe ile hüznün değişik bir tat ile pişirildiği dostluğun telefonu;
“merhaba dostum” dedi. Merhabalar, merhabaları getirdi. İkimizin de buruk olduğu belli! Mesafesiz dostluğa “mesafe” eklemiştik. Zamanın her insana oynadığı dostluk sınaması bize de oynanıyor… Sanırım aklın yolu galip gelip, aksayan, kırılan yerler onarılacak! Çünkü her ikimizde bunu istiyoruz.
Dostluklar, uygarlıklar gibidir; önceden önlem alınır, yenilenme yapılırsa; dostluğun kültürü; kendi hikâyesini yazmaya devam eder…
Eski ses tonuna, samimiyetine kavuşmuş dostum; telefonun diğer ucundan sesleniyor;
“ nasılsın dostum, güzel bir gün ve ben tabiatın içinde, çiçek ve toprak kokularının yakınında bir yerlerdeyim” diyor ve devam ediyor;
“ sana bir söz okumak istiyorum. Bu sözü okuyunca bizim dostluğumuz geldi aklıma.”
“peki, dostum oku seni dinliyorum”
“ gerçek dostluklar uzaklardaki yıldızlar gibidir; her zaman görmesek de biliriz ki onlar oradadır.”
Sözünü bitiren dostumun sesi ben gibi duygu yüklenmiş, ben gibi; yoğun bir salınım yapıyordu…
“mesafe hak getire” deyip mesafelerin tedavi edici gücünü sığındığınız ama size ihtiyaç duyulduğunda mesafeyi kaldırdığınız dostlukların en büyük düşmanı da “gurur”dur…
Hani o bildik ÇİRKİN GURUR…
Bu sefer o gurura yer vermeyip, özel dostluğun özel hatırına; “mesafe hak getire” sözcüğünü bu dostluk için kaldırıyor, yenilenmeye fırsat veriyorum… Tıpkı bu fırsatın diğer ucunda aynı inanca sahip ve aynı çabayı gösteren dostum gibi…
Güven
Konu: Bir gül açıyorsa... şiirime yorumunuz hk.
İyi geceler efendim,nazik yorumunuza teşekkür ederim Barış beyefendi.
Bende sayfanızı şöyle bir temaşa etdim.Bana çok orijinal geldi.Alğıladığım kadarıyla iyi bir gözlemcisiniz.Buradaki dostlukla ilğili yazınıza gelince...evet benim en değerlerimin başında gelir bu kelime,bir çok anım vede yazım vardır dostluk üzerine.
"Dostlar öyle ailedir ki,insan o ailenin fertlerini yalnız kendi seçer."
Tekrar iyi geceler efendim,başarılarınızın devamını dilerim.Her şey istediğiniz gibi şiir güzelliğinde olsun
*********
Gül kokularını buraya kadar getirmişsiniz efendim; onur duydum...
Saygılarımla
Düzenleyen BARIS59 gün: 20/5/2009 saat: 08:50
Bağlantı »
Konu: Selam Olsun
Yine çok düşündürdün sevgili dostum."Dost"yaşantımda en çok önemsediğim.Önemsediğim için de en büyük mutlululuk kaynağım ve acı kaynağım.Nasıl mı dengeliyorum,acı birbersiz yemeğin tadını bulamadığım gibi.Hem yanıyorum hem seviyorum...
Ftoğraflar harika,izin verirseniz resim olarak çalışamak isterim.Selam ve sevgilerimi gönderiyorum,dostcakalın.
********
Ne diyeyim, gülümsettiniz beni sevgili dost :))
Fotoğrafların hangisini uygun görürseniz onunla ilgili çalışma yapabilirsiniz.
Belki bir gün açtağınız sergiden, yaptığınız bir resmi almak olanağı bulurum;
kim bilir!
Saygılar,sevgiler kolay gele :))
Düzenleyen BARIS59 gün: 10/5/2009 saat: 18:53
Bağlantı »
Konu: tekrar merhaba
Fotoğrafların günışığı gibi aydınlattı içimi.Baktım, tekrar tekrar baktım ; sağol.
Gurur, sevginin güvesi. Eskiler sevgide gurur olmaz demişler; ne de güzel söylemişler.Güven duygusu ve onla birlikte gelen saygı,sevgi kolay mı kuruluyor. KAç tane dostumuz var gerçek anlamda? Ne iyi yapmışsınız konuşmakla. Öyle ihtiyacımız var ki dostlara, nerde olursa olsunlar sıcacık seslerine, seslerindeki tatlı titreşimlerine.
*************
Fark ve farklılıklar ve uygarlık sandığımız kopuşlar ne kadar artarsa artsın
insan; yine insani arayışların peşine düşüyor...Ve o yüzdendir ki, uygarlığın
şehirleri: huzur ve sağlık yerine; kargaşa, stres üretiyor...
Bizi yöneten zeki ve kurnaz insanlar; insanlığın banka hesaplarından öte
olduğunu anlamaları için kaç yüzyıl daha geçmeli bilemiyorum...
Saygılarımla
Düzenleyen BARIS59 gün: 7/5/2009 saat: 08:52
Bağlantı »
Konu: mrb
ne güzel anlatmışsın dostluğu.. bi şarkıda şöyle diyo;
''dostluklarda kardan adam gibidir,
eriyecekleri bile bile inşa edilir''
sağlam dostluklar kurmak o kadar zor ki günümüzde, hani demişsin ya ''mesafeler hak getire'' diye artık neye inanacağıma şaşırır oldum, eski bi arkadaşımda şöyle demiş bugün gelen mailinde ''görünenden çok uzakta bu köy'' .. tam şu dost köyüne yeni yeni varacağımız zaman, ufak engebelerle yolumuzdan dönüyoruz, istemesekte.. tam mesafeleri azaltacağımız zaman hemde...
******************
İnsanlığı aramak nasıl ki zor ve bitmeyen bir oyunsa; dostu ve dostluğu aramak;
ayrı bir oyun... Hani bir sürü şarta bağlı ve teste tabi olan; insanlık; en olmadık
zamanda insan olur,dost olur da, en gerekli zamanda ;birden de yok olur...
İnsanlığı, dostluğu inanılmaz sloganlara yükledik.Hatta ve hatta vatan sevgisini de
kahve köşelerine taşıdık... Bir söz ne kadar tekrarlanma gereği gösterirse; ben
o kadar düşünürüm...
Halbu ki, vatan da, dostlukta gereksinimdir... Olmazsa olmazlardan dır...
Düzenleyen BARIS59 gün: 4/5/2009 saat: 11:09
Bağlantı »