29/7/2008
KÜRDAN KÜLTÜRÜ

Kamera; Barıs 2008 KAZ DAĞLARI
Ağaçların Işık ile Dansı

Kamera; Barıs KAZ DAĞLARI
İki Canlının Yükseklerde Buluşması
Kamera; Barıs 2008 KAZ DAĞLARI VE EDREMİT MANZARASI
KÜRDAN KÜLTÜRÜ
Her işimiz ve sorumluluklarımız “sütten çıkmış ak kaşık “ misali yapıldığı için, “kürdan kültürü” de aynı vasıflara sahip sahiplenmenin içine girmiş bulunmaktadır.
Duyanlar duymayanlara söylesin. Bizim de kendimize “has” bir kültürümüz oldu.Kürdan deyip geçmeyin sakın! İnanın geçmeyin! Ne yaman şeydir “kürdan” kullanmayı bilmek ve onu kültürel bir oluşum içinde: diğer kuşaklara devretmek! Kültür dedik yahu! Çoğunluğumuzun benimsediği ve de özene bezene yaptığı “harika “ bir faaliyettir.
Siz yolarımızın yamalı bohçaya döndüğüne bakmayın sakın! Hükümetimiz iş başında ve de onlara yakın “uzman” ekipler iş başında. Öve öve bitirilemeyen yolların “yamalı bohça” kültürüne sahip olması da, uyuyan sürücüleri uyandırmak adına düşünülmüş olmalı! Neyse, yol, su ve zam ve kaçak şampiyonu elektriği bir kenara bırakalım(şimdilik).Biz yine anlı ve şanlı kürdanımıza dönelim.
Hani, çok beğendiğimiz bir bayana veya mankene maşallah “kürdan” gibi bir hatun deriz! Demeyiz mi? Vallahi deriz,hem de özenesiye deriz! Yani kürdanın marifeti bunla da bitmiyor hani! Lokantada, yemekli bir davette, yolda, parkta, evde hemen her yerde yanı başımızda durur. İnceciktir. İki ucu sipsivridir. Naziktir, tevazu sahibidir. Sen zorla batırmazsan o asla gelişigüzel bir yere batmaz. İnanın ki batmaz!
Bu nazik,bu centilmen kürdanı tutan eller de bir o kadar marifetli ise: el ve kürdanın yapmayacağı iş yoktur. Otuz İki dişi sever ve okşar hani! Teker, teker tüm aralıkları dolaşır onlar ile sevişir misali, arındırır günahları dişlerimizden.Ağzı var Dili yoktur! Sadece görevini yapar ve iş bitilince de, tevazu gösterip “iki büklüm” olup çöp tenekesine zevk ile gider.
Kürdanın becerisi, bol dezenfekte edilmiş ellerimizin becerisi ile birleşince: süregelen bir benimseyişin kültürü aktarılır diğer nesillere.
Önce midenin açlığı tatmin edilecek, sonra da, gözlerin ve iç içe geçmiş egomuzun yapay tatmini yapılacak. Sonra, sazı ele, sözü ağza almanın gevşek miskinliği(pardon) rahatlığı üzerimize çökmüşken; incecik ve sıra sıra dizilmiş kürdanlardan bir tane alacaksın. Sağ el ile tutulan incecik ve iki tarafı sivri kürdan, nazikçe dişler ile temas ettirilmeli. Dişlerin sıhhati bozulmadan, onları küstürmeden iki diş arasında gerekli işlem yapılmalı.
Arınma işlemini yaparken, gözleriniz ile başka bir arınmışlığı da takip edebilirsiniz! Sol el ile yaptığınız işi perdeleyip, diğer insanlara da ne kadar “NAZİK” olduğunuzu göstermelisiniz. Öyle ya bu temizliği, bu arınmayı “pis” bir iş olarak kabul eden olabilir! Karşımızda ve yanımızda bulunan diğer değerli canlıların “arınma” işinden iğrenmemeleri için, sol elin perdelemesi çok mühimdir çok!
Yaptığımız bu iş fazla zamanımızı da almaz. Otuz iki dişin hal hatırı sorulup, pisliklerden arındırınca, ellerimize düşen pisliklerin de önemi yoktur pek. Hani, karanlıkta burun karıştırma misali! Her kez yapıyor nasılsa! Dişi arındırırken, elleri kirletiyoruz ne önemi var. Birazdan da yanınızda oturan insanın elini sıkar “ hoşça kal” dersiniz. Ne güzel: arınmış dişler ile arınmamış ellerin yüksek kültürünün harika başarısı!
Dişler temizlenmiş, bedava verilen kürdan da, çöpe atılmıştır. Temiz düşünceli ve temiz toplum oluşumuzun kültürü de, nesilden nesillere aktarılacak “kürdan “ kültürümüz de bir güzel kabullenmiş olunur. Tıpkı silah kültürümüz gibi! Tıpkı yarım yaptığımız, eksik bıraktığımız “devlet” işleri gibi! Tıpkı, halk iken, halkın içinde olup önemsiz “önemli” oluyorken: “vekil” olunca, “önemli” olmanın “önemini” halka sunmanın ayrıcalığına kavuşuruz. Zırhlı arabalarımızın, bol korumalarımızın ilahi bir üstünlüğüne sarılırız.
Otuz İki Dişimiz önemli oluyor ve “kürdan kültürü” içinde korunuyorken, dişlere sahip olan beden de, zırhlı araçlar ve siyah giyinmiş korumalar tarafından korunmalı!
Halkın vekili, halk değil ya!
İncecik kürdanlarımızın, kürdan belli kızlarımızın ve de “kutsanmış” vekillerimizin eksikliğini görmeyelim. Tanrıya dua ediyorum ki, onların eksikliği,geleceğimizin eksikliği demektir.Bol kürdanlı ve bol korumalı ve kollanmalı günler dilerim…
BARIS
08 Temmuz 2008
0 yorum yazılmıştır