8/9/2008
KOMŞU KOMŞUNUN

Kamera; Barıs 2007 Birlikteliğin keyifli var oluşu
öteden beri, çok ötelerden beri devam
ede duruyor.Ne biz istediğimiz için,ne
de yüce Tanrı'ya yaranmak için! Sadece
doğanın güzelliklerinin bir parçası oldukları
için...
Kamera; Barıs 2007 Kurumuş Dalın açmış olduğu
kuçağındaki sevgileri görüyor musunuz?
Neslinin devamını sürdüre bilme telaşı
yok.Paraya çevireceği ticari bir kaygısı da
yok.Var olan güneşe muhtaçlığını tamamlayıcı
bir sanatsallık içinde sunuyor.
KOMŞU KOMŞUNUN
“Komşu Komşunun Külüne Muhtaçtır” demiş atalarımız. Bu değişi laf olsun, torba dolsun diye söylediklerini de sanmıyorum. Şöyle bir derinlemesine hissediş yapa bilme, geçmişi koklayıp algılaya bilme gayretine girebilir miyiz? Hisseder ve görürüz kısmen yaşanmış olanların imbiğinden çıkan sözlerin kalıcı ölümsüzlüğünü.
Diyeceksiniz ki komşu nerede? Ve yine diyeceksiniz ki, kül nerede?
Acıları tatmış, kaosları yaşamış bir filozof der ki, “ kaos ortamı, kalem çalıştırır.”
Sadece dingin bir hayat yaşamaya çalışmak çevre ile bağlarımızı da yok saymak demek olmuyor mu? Bu söyleyişin inceliğine ve derinliğine bir bakar mısınız? Aslında şikâyet ettiğimiz kargaşalar bizleri besleyen belki de insanın keyif çatarken yok oluşa giden bir başka uyuşukluğunu önlüyordur!
Ata Sözleri de sıradan zamanlarda çıkıp, sıradan bir yaşam bulmamıştır.Doğduklarında bizler yoktuk.Yaşanan kargaşalar, hızdı raplar,ölümler,vahşetler, savaşlar nesli tüketmek adına olanca şiddeti ile yaşam buluyordu! Doğal olarak insanları: iyi insanları birbirine yaklaştırdı. Kötü düşünceyi ve kötülüğe giden yolu kendi ürettiği sözler ile nezaket ile komşuluk ile önlemeye çalıştı!
O dönemin kargaşaların dumanı tüterken, saldıkları kokular ölüm çığlıkları yayarken olabildiğince “insanlık” olabildiğince “ yaşam” arandı! Neslin devamı önceden izlenecek çizgi biyolojik yapıya enjekte edilmişti.Neslin devamı adına her türlü duygunun geliştirilmesi bir insanlık arayışı ve sahiplenişiydi!
Lafı döndürüp dolaştırıp bilgiçlik taslamak değildir niyetim! Yüzyılların gereksiz söylemlerine takılıp olanca tozu da kaldırmak değildir amacım!
Sosyal hayatımızı oluşturan ve her gün etkilenmemize neden olan gerçeği “komşuluğu” konuşmaktır niyetim.
Hani hepimizin bildiği iki ayaklı ve iki elli, iki dilli ve dört kulaklı komşularımızdan…
Bu komşuluk öyle bir şeydir ki, “ne dini, ne de imanı vardır.” Yeni taşındığınızda merak edilirsiniz! Nerelidir-Kimdir-Ne İş Yapar. Hin mi, Cin midir diye ciddi bir takibe girersiniz. İnanın,külümüz ve komşuluğumuz sorgulanmaz aranmaz o an! Kazandığımız ücret ve konumumuz çok önemlidir saygı değer komşularımız için!
Yaşlı komşum Kadir Bey Amca çöp atmaktan geliyor.Don gömlek bir halde. Genç olmamanın salmışlığı her hali ile üstünde bana soruyor;
“ geçen akşam sizde kim vardı?” Sorusunu keskin bir merak ve emrivakilik içinde yapıyordu! İçimden la havle, la havle diyordum… Komşunun külünü ve muhtaçlığını hatırlayıp nezaketi bozmuyorum:
Yahu Kadir Bey Amca yeğenim bizde ne oldu hayırdır!
“yok, bir şey “ deyip sırıtarak var olan söylemine geçiyor;
“ Pıtır, pıtır sesler oldu, koşuşmalar oldu” diyor. Bunu derken, şikâyetten çok komşuluk vazifesini yapmış olmanın idraki içinde, kayıtsız bir soğukkanlılık gösteriyor! Öyle ya o eskilerden! Komşuluğu ve külü ne manaya geldiğini bizden daha iyi bilir.Son noktaya gelmeden öyle “yangın” var diye de bağırmaz hani!
Sözüm ona; “komşu külü ve muhtaçlığı “ üzerine yazacaktım! Yahu bilgi çöplüğü haline gelmiş beyinleri boşaltamıyoruz ki! Kalem yazmaya başlamasın bir kere! Asıl konuya gelene kadar “ bin dereden” su getiririz.
Sosyal güvenceler ile donatılmış ve sırtımızı sağlam apartmanlara, villalara dayamış olmanın rahatlığı içinde adam sen de; ne komşuluğu, ne külü diyenleri de duymuyor değilim! Beyler ve Hanımlar, bal gibi olur. İnanın ki olur. Gelişmiş ülkelere gidip teknolojiyi anlatarak bitiremeyenlerin anlattıkları bir başka şeyler de var: YALNIZLIK! Bazen okuruz gazetelerde; Almanya da ölen yaşlı kadın bir hafta sonra kokmuş vaziyette bulundu! Ne hazin bir yükselişin sonu!
Kurumların en iyi ve en yeterli aşamaya gelmesini gönülden istiyorum. Ama bin bir zahmet ve kayıp ile kazanılan “insani kültür” yok sayılırsa, ben ve biz yeteriz denirse: polis ve ilk yardımdan önce bizim kapımızı açacak komşu da GELMEZ olur. Komşu komşu insanlığı olmaktan çıkar bir ANDROİT gibi bakar bize! Aman tanrım, gözlerdeki kin-nefret ve tanrı kılığına girmeye çalışan da kim dersiniz!
Geçmişin ölümcül virüsleri bir başka görüntü altında can almaya devam ediyor. 6–7 bin kişilik yıllık trafik ölümleri yeterli değil.15–20 binlik deprem ölümleri de yeterli değil. Annesini kesen genç kızın soğukkanlı bakışları da yeterli değil. Babasını boğan genç adamın insanüstü nefreti de yeterli değil: komşuluğun külünü ve muhtaçlığını hatırlatmaya!
Dünyanın doğal koruyucu sistemi girer bir gün devreye. Yer yarılıp kıtlara deniz, denizler kıta olabilme sürprizini yapar elbet. Devasa gösterimden sağ kalanlar çırpınasıya bir insanlık ile kucaklarını açar ve oturur: sönmüş külün başına sımsıcak geçmişin özlemleri ile başlarlar: sımsıcak MASALLAR anlatmaya…
BARIS
11 Ağustos 2008
Konu: merhaba
Öncelikle sunu belirmek istiyorumki:Istanbul sizin karelerinizle bir baskla güzel:) Hep bende bir eskiye özlem vardir,Simdi diyeceksinizki yasin ne basin nede eskileri özlersin:)Inanki eskiler derken bir 10 sene öncesi bile komsuluk isliskileri olan, bayramlari bayaram gibi yasayan, akraba ziyaretleriVs....
Simdilerde bayaramlar degil, Komsuluk iliskileri bile kalmadigina inaniyorum:(
insanlar gittikce yalnizliga iteleniyor,bir arkadasin yerini artik bilgisayarlar, televizyonlar almis durumda:( acaba kacimizin cok iyi samimi candan aile dostlarimiz var?Yada kacimizin cevresindeki komsulariyla slm sabahi var?
sevgile kal
--------
Hatırladığım kadarı ile zenginlerin memleketi ABD de geçen yıl kapsamlı bir
araştırma yapıldı. Sanırım,10 bin kişi üzerinde kaç kişinin gerçek dostu olduğu
arandı! Ortaya çıkan yüzdelik inanılmaz kötü; % 15 gibi!
Bendeniz, kıyametin on gün sonra kopacağını da bilse,telaş yerine on günlük
sürenin kullanımını tercih ederim. Mesele tercih ve sarılım olmalı.Ve hareket
etmeyen tirenleri,uçakları, gemileri gözlemek ve eleştirerek zaman kaybetmek
yerine: hareket eden bir kayık bile harika bir oluşumun habercisi değil midir?
Bir insan, bir dost ve bir öz'e inanmış olarak derim ki; bizim yaptığımız ve
yapacağımız en küçük beslenme(beden ve ruh) bizi daha taze yarına
taşıyacak.
Ne çok konuşuyorum değil mi? Kusura kalmayın gari. Hani insan kendini
... sofrasında hissetmeye görsün:))
Sevgi ve Saygılar
Düzenleyen BARIS59 gün: 12/9/2008 saat: 08:38
Bağlantı »
Konu: merhaba
Blogcuya döndüğümden beri yazılarınıza yorum bırakmaya çalıştığımda hep sorunla neyse ki bugün sanşlıymışım. Ne güzel bir fotoğraf kuğulardan bize ulaşan.
Unuttuğumuz komşuluk kavramının hatırlanması dileiyle...
*********
Dileğine iç ve dış bedenimin tüm isteği ile katılıyorum. Eskitmeyeceğimiz ve
külüne her zaman muhtaç olacağımız komşuları : yaşatalım...
Düzenleyen BARIS59 gün: 10/9/2008 saat: 18:08
Bağlantı »
Konu: Komsu komsu hu hu..
Siz la havle demeden ben hemen merakimdan gelmedigimi belirteyim.
Bir dostun hal hatirini sormaya gelmistim.
Hani su Android olmayan 2 eli, 2 ayagi, bir dili veeee sadece 2 kulagi olan komsulardan..
Almanayada yasayan biri olarak yazdiklariniza katilmamak mümkün degil,
daha 10 gün önce bizim burda yasli bir kadin evinde ölü olarak bulundu.
Komsularin evini fareler basmasi üzerine bu olay ortaya cikti, maalesef..
Ama umutsuz degiliz, böyle güzel günlerde Ramazani bir vesile kilarak
Komsu komsunun külüne muhtacmis diyerek , komsularimizla kaynasmaliyiz,
Hal hatirlarini sormaliyiz, tabi su merakli Kadir Bey amcayida unutmayalim..
Bizimde bu makaleye katkimiz
..Yarım elma, gönül alma.. olsun istedik..
Ayrica artik yorum birakabiliyoruz, hayirli olsun Insaallah..
Selam ve dua ile..
********
Hoş gelmişsen. Sözün ve sazın oldukça samimi bir nezaket sunuyor.
Gurbet diyarlardan, komşunun tavuğu,komşuya kaz görünmeyen diyarlardan
bize seslemişsin. Elinin küle batacağını düşünmeden, el atmışsın.
Eyvallah be komşu heyvallah :))
Selamlar olsun, sevgiler olsun benden do o diyarlara.
Düzenleyen BARIS59 gün: 8/9/2008 saat: 23:07
Bağlantı »