body oncontextmenu="return false" onselectstart="return false" ondragstart="return false"> İZLER - BARIŞ'TAN SELAM OLA,SELAM - Blogcu



« Önceki | Sonraki »

16/9/2009

İZLER


BÜYÜK ESER -SELİMİYE

KAMERA; Güven     Eylül 2009   SELİMİYE CAMİ-EDİRNE

                      MuhteÅŸem eseri yakından çekip fotoÄŸraflamak
             mümkün deÄŸil... Bilmem kaç kez dolaÅŸtım etrafında
            aklını yitirmiÅŸ çoban gibi; bilmem kaç kez...

MİMAR SİNAN ve USTALIK ESERİ

Kamera; Güven         SELİMİYE CAMİ-EDİRNE

                      Ustanın heykeli; can bulmuÅŸ, ruhuna kavuÅŸmuÅŸ
              insan bedeni gibi; taÅŸa can, cana taÅŸ olmuÅŸ diyarlarda
             öylesine duruyor.

                     Mimar Sinan yüzyıllar önceden bugüne ve geleceÄŸe
             bir not düÅŸmüÅŸ; 

                     "Dünya durdukça, eserlerimi gören aklı selim
             sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde
             bulundurarak bana insaf ile bakacaklarını ve beni
             hayırla anacaklarını umarım inÅŸallah."

                   Ustanın mütevazi düÅŸünüÅŸüne bir bakar mısınız
             lütfen...

ESKİ CAMİ-EDİRNE

Kamera; Güven     Eylül 2009  Eski Cami-Edirne 1403

                        Dile kolay muhteÅŸem yapı; 600 yaÅŸlarında.
                   Bu ÅŸehirde (DoÄŸduÄŸum diyarların ÅŸehri) yer-gök,
                   tarihi fışkırıyor....

MUHTEŞEM SELİMİYE

Kamera; Güven       Selimiye Camiini yakından görüntüye
                       sıkıştırmak mümkün deÄŸil.

                                TaÅŸ insan eliyle can bulmuÅŸ. Kim bilir;
                       dilinden anlayanlara neler fısıldıyor...

SELİMİYE CAMİ Ä°Ç MEKÂN

Kamera; Güven                 SELİMİYE CAMİİ

                            Işık doÄŸal seyrini öyle bir güzel yapıyor ki,
             güneÅŸli havada yapay ışıklar; yapay aÅŸklar gibi, sevgiler
             gibi; donuk kalıyor...

EDİRNE HANLARI

Kamera; Güven         Hanlar ve Çarşılar Edirne kentinin
                          
                           kültürüne ayrı bir zenginlik vermiÅŸ. Edirne'nin
                          çarşıları, hanları hâla capcanlı. 

                           BaÅŸkent olmuÅŸ ÅŸehire doyamamışam... :))

1001 DİREK ve IÅžIK GÖSTERİSİ

Kamera; Güven  AÄŸustos -İstanbul - 1001 Direk

                                  Sütünlar, ışık ile görselliÄŸin dayanılmaz
                            dansını yapıyor.

1001 ve İZLER

Kamera; Güven  1001 Direk ve İzler







İZLER

 

 

Tüm canlıların kendilerine ait izleri vardır. Kimi görünmeyen, bedenin derinliklerine yazılan izler; kimi canlı eliyle, tırnağıyla, düÅŸüncesiyle yapılan izlerdir.

 

  İstanbul 1001 Direk Sarnıcı fırsat buldukça uÄŸradığım eski tarihi mekânlardan bir tanesidir. Taşın, toprağın, tuÄŸlanın “eski” koktuÄŸu bu mekân; nedense beni mutlu eder. Sığda dolaşırken, aniden derinlere; çok uzaklara sürekler bedenimi.

 

  1001 Direk sütun ormanı gibidir. Işığın ve müziÄŸin eÅŸliÄŸinde “eskimiÅŸ” maddelerin kokusunu çekersiniz içe. Ve usta bir bakıştan çok; acemi keyifler hissedersiniz kahvenizin her yudumunda.

 

  Yakalamış olduÄŸum fırsatı yine 1001 Direk Sarnıcı ile buluÅŸma; hatır-gönül sorma keyfine çevirdim. Işık sütün ormanında nefis bir gösteri yapıyordu. Türk Sanat MüziÄŸi Roma mimarisine iyi bir dem veriyordu. Ve ıssızlığın içinde binlerce ruhun gölgesinde dalıyordunuz kendinizin diÄŸerine. Bende öyle yaptım; bunca hengâme-kargaÅŸa zaten her gün tartışılan ve buluÅŸulan meseleler. Asıl mesele, her gün yapılmayan, bizi bize veren buluÅŸmalar…

 

  Bizi biz yapan, belki de bizden öte taşıyan izlerdir. Bu izler bazen taÅŸa, mermere kazanır. Keskinin eller ile mermere can vermesiyle, yüzyıllar ötesine bırakılır. Ve bazen bir caminin kapısında, bir kilisenin sütunlarında ve yüzyıllara meydan okumuÅŸ kemerli bir köprü de bulursunuz insan eliyle bırakılmış izleri.

 

  1001 Direk ışın ve tarihin büyülü havasını Türk Sanat MüziÄŸi ile yoÄŸururken, ben de hayata dair izlerime daldım. Ve bedenime açılan izleri kontrol ederken; 1001 DireÄŸin sütunlarındaki izleri gördüm. Neredeyse her sütunda 1680 yıl önce çalışmış Yunanlı ustaların izleri var. Ne büyük kalıcılık; sanki ölümsüzlüÄŸün izlerini bırakmışlar gibi. Kimi A harfi, kimi K harfi, kimi F harfini kazımış sütunun en tepesine.

 

  Sanırım sanatın sanatçıya bir teÅŸekkürü olmalı, izlerin bunca yüzyıl dayanıp, bugüne gelmesi. Roma, Bizans, Osmanlı derken; Türkiye Cumhuriyetine tanık olan izler; bırakılanlar tarafından bu zamana kadar yaÅŸayabileceÄŸi düÅŸünüldü mü acaba?

 

  TaÅŸ sütunlara kazınmış izler; meÅŸhur At Meydanı (Sultan Ahmet Meydanı) çığlıklarına, sevinçlerine tanık oldular. Yüzlerce ayaklanmayı, çatışmayı izlediler. Ne renkli insanlar geldi geçti sütunlara kazınılan izlerin diyarlarında. Güçlüler, güçsüzler, imparatorlar, padiÅŸahlar yaÅŸadı 1001 DireÄŸin hemen yakınında. Ve ÅŸimdi 1001 Direk hüzünden çok mutlu olaylara tanık oluyor. Işığın müzik ile dansına, televizyoncuların haber çekimlerine eÅŸlik ediyor. YemeÄŸin usta ellerde piÅŸiriliÅŸine, eÄŸlencenin ağır bir algıyla içselleÅŸtirmesine tanık oluyor.

 

   Sanırım izler hem beden, hem de bedenden baÅŸka yerlere bırakılıyor. İnsan eliyle bırakılan izler bir yana; insan diliyle sözcüklere aktarılan ve keski görevi gören izler vardır. Ruhun en derin yerine kazınırlar. Ve o canlının taşıdığı bedenle birlikte, onun yaÅŸayan nesline aktarılırlar.

 

  İz bırakmasını insan sever de hayvan sevmez mi? Elbette sever. Hayvanlar da iz bırakırlar. Kimi tırnakları ile kazır yaÅŸadığı bölgedeki aÄŸaçları, taÅŸları. Kimi bedenini sürter, kokusun yayar iz niyetine, Kimi idrarını boÅŸaltır aÄŸaçların, kayaların en heybetlilerine.

 

  Anlaşılan o ki izler, tüm canlıları ilgilendirir. Ve iz bırakmak, canlıları mutlu eder.

 

  Åžehrimize de bırakılmış insan eliyle bizlere armaÄŸan edilmiÅŸ izler vardır. Yüzyıllar ötesinden gelen Rüstem PaÅŸa Camii, Bedesten bunlardan bazılarıdır. ÇeÅŸmeler yoluyla bırakılmış izler; ÅŸimdi muhtaç olunmayan tenhalıklara gömülmüÅŸ, ihtiyaç duyulmadığı için unutulmuÅŸ gitmiÅŸtir.

 

  Ve yakın tarihimizin yaÅŸanan soylu savaÅŸlarının kan izleri hâla duruyor. Çanakkale Savaşı, KurtuluÅŸ Savaşımız; atalarımızın vatanımıza saldıran düÅŸmanlar ile karşılaÅŸmalarının izleriyle doludur. Kan, kemik, mermi izleri taptaze duruyor. Kimi kitaplara, kimi o yöreye, kimi nesilden nesle aktarılmış soylu izler.

 

  Durmak bilmeyen yenilenme arzusu insandan insana aktarılan izleri silmeye baÅŸladı. İnsanın teknolojiyle birlikte çılgın bir koÅŸuÅŸturmaca içinde yeni bir yalnızlık kültürü oluÅŸturması; belki de baÅŸka zamanlara, bizim göremediÄŸimiz çok farklı izler bırakacak; kim bilir…

 

  Bir-kaç saatte kıtalar arası yolculuk yapar, birden fazla ülkeye gidebiliriz. Telefon sayesinde, ses, görüntü ve kokular yardımıyla; iki bedenin birbiri üzerinde oluÅŸturacağı izlere bile ihtiyaç duymadan yaÅŸayacağımız yalnızlığa doÄŸru yol alıyoruz.

 

  Sanıyorum ki, yaÅŸanacak teknoloji kıyameti, insanı insandan alıp; tekrar insana doÄŸru yeniden ayrı bir baÅŸlangıç ile ortaya çıkmasına neden olacak. Ve her batışın, bir kurtarıcısı, bir Nuh Peygamberi olacaktır. Nuh kendi gemisine aldığı canlılar ile çıkacakları toprak parçasında; hayata doÄŸru yeni ve yeniden tekrarlanan izleri bırakıp, deÄŸer izleri silmeye devam edeceklerdir.

 

  Acaba diyorum; hayat bize harika bir keski ve mermer sunmuÅŸken; biz kendi izimizi bırakmayı denedik mi? Bize ait olan, biz kokan ve nesilden nesle aktarılacak bir iz; bizim izimiz de olabilir mi?

 


 
Belki bir aÄŸaç topluluÄŸu, belki bir insanlık açılımıyla olacak bir izin baÅŸlangıcıdır;

bizim izimiz, kim bilir…

 

                                                                                                                                        Güven

 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: hatiralarlaben | Tarih: 2009-09-19 21:57:21
    Konu: iyi bayramlar
    Hayat akip gitesede avuclarimizin arasindan. Bayralardir sevdiklerimizi animsamiz, gönüllerini almamiz icin en iyi zaman. Tüm sevdiklerinizle birlikte iyi BAYRAMLAR.....

    **************

    Güzel tespitler ve güzel yaşanmışlıkların yaşanacakları...

    Zaman belki de hiç akmıyordur sonlu insanın sonuna doğru. Zaman,belki de
    hiç yoktur sonlu canlı, sonsuz hayata sahip olsaydı:))

    Sevgi ve Saygılar efendim

    Düzenleyen BARIS59 gün: 23/9/2009 saat: 08:57

    Bağlantı »

  2. Yazan: gurbetdeyazmak | Tarih: 2009-09-19 16:03:51
    Konu: Ramazan Bayramınız mübarek olsun...
    Sevgili KardeÅŸim
    Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
    Siz, sevdikleriniz ve sizi sevenler neşeli ve tam istediğiniz gibi bir bayram yaşarsınız inşaallah.

    **********

    Nice bayaramları dünya gözüyle görmenizi dilerim. Sağlık ve huzur içinde
    çocukluğumuzun bayram neşelerini son ana kadar tatmanızı dilerim efendim.

    Düzenleyen BARIS59 gün: 19/9/2009 saat: 17:58

    Bağlantı »