body oncontextmenu="return false" onselectstart="return false" ondragstart="return false"> İŞ İŞTİR - BARIŞ'TAN SELAM OLA,SELAM - Blogcu



« Önceki | Sonraki »

12/9/2008

İŞ İŞTİR

KAZ DAĞLARI

Kamera; Barıs  2008       Kaz Dağları    

                       Hayatın büyülü yolculuğu, anlaşılmaya vakit
              bulmadan bitiyor gibi! Ya anlayanlar için: yeniden
         ve yeniden başlayan yolculuklara ne demeli?
TRUVA-ASSOS 28

Kamera; Aziz Bey   2008     Çanakkale  

                         Önemli saydığımız anın, önemsiz vakitlerinin değerli
               düşünceleri ne hoş! Önem verdiğimiz, önemli vakitlerin
               değersiz düşünceleri ne kadar da çok!



İŞ İŞTİR

 

  İşini en iyi yapacak, en akışkan teri akıtacak ve en sanatsal emeği harcayacaksın, içsel takdirlerin yükselişi adına! İşin keyfine varacak ve işin zorunlu iteneği değil, gerekli çekimsel becerisini göstereceksin.

  İş huzur ve mutluluk demek! İş fark edilmek ve saygınlık demek! İş ihtiyaçların karşılanmasına çıkılacak erdemli basamaklar demek.

 

  “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” , “ İş bilenin, kılıç kuşananındır.” diye süre gelen, işin erdemini kutsayan nice sözler…

 

  Birde, rahmetli Özal vardı bir zamanlar. Tonton ve sevimli olmanın yanında, “ benim memurum işini bilir” diyerek, işin özelliklerini ve kabiliyetini daha da önemli hale getirmiştir. O gün, bugün işini bilen memurların dünya malına olan düşkünlüğü daha da önemsenmiş ve önemli hale gelmiştir!

 

  İşsiz ve güçsüz insanların hayatın miskinliği içinde en büyük kayıpları: kendi “ özgüven” kaybı olmalı! Ne hayallerinin, gerçeğe dönük bir kavuşumu, ne de gerçek yaşamlarının insani bir doluluğu vardır.

 

  Yılların sanatçısı seslenişinde “ bir şeyler yapmalı” derken, bir şeylerin değişmeye dayalı işlerlinden, çabalarından ve değişimlerinden “ dem” vurmaz mı?

 

  Birde işini iyi yapan katiller vardır. İnce bir işçiliğin “ kanlı sanatını” icra ederler. Kara gözlerinde merhamet yerine: aldığı emri harfiyen uygulamak vardır. Tetik çekilir, bomba patlatılır ve BİR IŞIK daha söner…

 

  12 Eylül çelişkilerin, savaşların, ölümlerin yatıştırılmaya ve yatmayanları el aşağıya edildiği gün! 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı, 50 kişi idam edildi, 171 kişi gözaltında öldü, 30 bin kişi işten ayrıldı, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.

 

  12 Eylülün devamı tutuklananlardan birisi de babamdı. Ülkesini seven, eşitliği ve adalete inanmış babam! Hiçbir kötülüğünü görmedim, gariban dediği insanlara gizliden dağıttığı “ bizim” nafakalarımız harici! 
 
   Bir kulağının işitimini SELİMİYE KIŞLASINDA bıraktığı,  insanlık seslerini

  duyumsamasını: devleti adına kurban ettiği babam!

 

  12 Eylül’ de asılan 4 gencin dosyaları 25 yıl sonra teslim edildi ama içlerinden merakla beklenen “ son mektuplar” yerine CELLÂDA ödeme bilgisi çıkıyor.

  Dikkat buyurun, Cellât Ş. ye 20 bin liradan dört kişi için 80 bin lira ödeniyor. Zabit kâtibine de 4 iş karşılığı 1600 lira ödeme yapılıyor.

 

  Dört gencin cellâdı da, zabit kâtibi de işlerini iyi yapmış olmanın ödülü: ücretlerini alıyorlar. Tıpkı binayı ören ustanın işini iyi yapması gibi! Tıpkı fırıncının sımsıcak terleri akıtması gibi! Tıpkı öğretmenin geleceğe yetiştireceği öğrenciler adına “sevinçli hüzünler” yaşaması gibi onlarda işini yapmış olmanın gönül rahatlığın yaşadılar ve ücretlerini hak ettiler.

 

  Gerçekten de, ipi hazırlayan ve ipi çeken ve idam cezasının takdirlerini yazan zabit kâtibi, gönül rahatlığını “rahat uyku” dinlencelerinde yaşadılar mı? Yoksa gönül rahatlığı bir süre sonra dünyevi kâbuslara dönüşmüş olabilir mi? Tanrıya yakarışlarda, göz önüne gelen genç bedenlerin: suçlu ama “ GÜNAHSIZ” bakışları kaybolmuyor mudur?


Not; Önce insanı,sonra insanlığı seven  babam,seni anıyorum.Özlem duymadan ve
keşke demeden anıyor ve yaşıyorum seni...

  Biliyorum ve hissediyorum sen de...
                                                                                                       BARIS
12 Eylül 2008

 

 

 

 

 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: yapraksarma | Tarih: 2008-09-14 10:38:09
    Konu: merhaba
    Babanızı o hallere sürükleyip yargılayanlar utansın.Bu ülkede bir Başbakan bile idam sehbasına götürülmüş..Ben o dönemleri çok kötü yaşadım.Sokaklarda insanlar öldürülüyor saat 10 dan sonra sokağa çıkılmıyordu.babam geç gelse öldürüldü sanıyordum.Kısacası çok kötü günlerdi.Sizede sabrın büyüğü düşmüş.Sevgilerimle

    *********
    Babam o dönemin soğuk ve karanlık odalarından bir kulağının duyma
    eksikliği ve daha fazla insan sevgisi ile çıktı. Hiç boş durmayıp, yine sevdiği
    yani: insanlar arasında oldu. Bir kez, ama bir kez: şahsi şikayetini masaya
    koyduğuna tanık olmadım.
    İlginç bir adamdı o ! Bizden daha çok sevdi diğer bizleri !

    Düzenleyen BARIS59 gün: 14/9/2008 saat: 12:31

    Bağlantı »

  2. Yazan: antartika | Tarih: 2008-09-13 20:53:14
    Konu: Aaaaaa çok üzüldüm!!!
    Barış bey ne kadar üzüldüğümü anlatamam, babanıza Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı Cennet olsun...bence cellattan çok, o kararları verenler suçlu...ama işin en pis kısmını daima tetikçiye, cellata verirler değişmez kural galiba:(((Hiroşima'ya atom bombası atma kararını verenler hiç vicdan azabı çektiler mi bilmem ama bombayı atan pilot sonradan aklını kaybetmiş diye duymuştum 12 Eylül'ün gerçek suçluları, işkencecileri acaba hiç vicdan azabı duyuyorlar mı ama psikopat insanların -aslında insan dememek lazım- psikopat kişilerin diyeyim, vicdan azabı, pişmanlık gibi duygular hissetmediklerini okumuştum. Bunlar insan değil yaratık !!!
    saygılarımla...

    ********
    Duygularınızın insana akan ve hisseden ve hissettiğini paylaşan yönüne :
    teşekkürü borç biliyorum.

    O dönemleri hiç bir zaman kin ile hatırlamadım nedense! Babamı silahlarla
    çevirip, bir jipe bindirdiklerinde evde değildim. Annem çoktan hazır olduğu "dul"
    ağıtlarına başlamıştı bile. Ben geldiğimde, çevrede bana selam verenler yoktu!
    Hoş geldin diyenler yoktu! Beni de takip ediyorlar ve bana selam verenleri de,
    içeriye alacaklar korkusuna kapılmışlar.:)) Ne garip bulmuştum o zaman, ne
    hazin.. İnan acıyarak gülmüştüm. O zaman acınacak bir durumum olmadığına
    ve böyle bir kabusu tattığıma "şükür " etmiştim. Çünkü, insan gerçek acı ve
    sevinçlerde "insana ait olan şifreyi" yakalıyor. İnanılmaz bir törpülenme
    yaşıyorsunuz.

    Üç ay sonra babam aklanmış,paklanmış ve pataklanmış olarak çıktığında ise;
    tüm " d.o.s.t.l.a.r" sıraya girmiş. Aklandı ya, ünlü oldu ya! Mübarek elini sıkmaktan
    çok öpmek istemişler:)) Tanrım ya! Ölürmüsün, gülermisin yoksa...

    Düzenleyen BARIS59 gün: 14/9/2008 saat: 12:39

    Bağlantı »

  3. Yazan: hatiralarlaben | Tarih: 2008-09-13 19:20:44
    Konu: merhaba
    Cocuklugumda 12 eylülden tek hatirladigim.silah sesleri duyuldukca annemin bizi kanatlarin altina almasi ve büyük bir korkuyla ortaligin sakinlesmesini beklemekti.Birde evimiz birinci katta oldugundan annem lambalari yakmaya korkardi.Son olarak hatirladigimda üst komsunun kocasi karsidaki bos tarlada cesedinin bulunmasiydi.Ozamanlar cocukluk aklimla anlayamadigim olaylari sonralari 12 eylül basligi altinda duymaya baslamistim...Aslinda gururla anlatacaginiz bir babaniz oldugu icin sizin adiniza hem cok sevindim hemde cok üzüldüm. sevgiyle kalin

    ***********
    Güzel ülkemin bin bir çiçeği, folkları, gelenekleri ve de inançları: başka güzel
    görünen ellere teslim edilirse: böyle kavramların korkunç bölünmelerine teslim
    oluruz. İnisiyatif ve ipler kendi ellerinde olmalı ama nasıl? Sürekli birilerinden
    borç alır ve onlardan bir şey istersen: doğanın kanunu da, kötülerin kanunu da
    devreye girer! Bunun adı KADER değildir sanırım!

    17 yaşında asılan gencin kötü ola bilmesi için, hangi kötülükler ile beslenmiş
    ve biçimlenmiş olduğuna şaşarım! Yok edilen ideale inamış nerede şimdi?

    Onlar öğretmen ve öğrenciydi. Onlar köylü ve işçiydi. Onlar avukat ve doktordu.
    Onlar ülkesini anasını sevdiği gibi sevdi.Ülkenin , çirkin ve kaba ellerinde nasır
    olduğunu hiç düşünmeden...

    Düzenleyen BARIS59 gün: 14/9/2008 saat: 12:45

    Bağlantı »

  4. Yazan: arzu55 | Tarih: 2008-09-13 17:48:22
    Konu: Selam
    Yazılarınızı çoktandır okuyorum.Ancak yorum yapmak bugün olabildi.Yaşantımızda bir milat olan ve bizim gibi aydın ,yurtseverleri tarmar savuran 12 eylül .Sanırım babanız 68 kuşağı ben 78 kuşağı birbirinin devamı.Çok özlediğim bir dönem acıyı ve sevinci paylaşma başkaydı.12 eylül bizleri kişi olarak yok etmedi ama ulusumuz daha çok çekecek.SEvgiler selamlar

    *************
    O dönemin insanlarının ideal inançlarına ve karşılıksız yollara düşmelerine
    şahit olmuşluğun "hüzünlü keyfini" sürerim. Azdılar ve özdüler... Satın almayı
    ve satılmayı düşünmezdiler... Ne kadar eziyet çekseler : BİR BÜTÜN düşündüler.

    Ülke , BİR BÜTÜN... Bizim Ülkemiz bizim. iyi yönetilsede, yönetilmese de,
    yüzlerce yılın hakkını verse de , vermese de: bizim ülkmez... Köylerini, yok edip
    şehirleri : köy yapan bizim hükümetlerimiz. Sürekli derin ve dip dedikçe , daha
    da derinlere ve dibe batan: bizim ülkemiz, bizim...

    Felsefeyi sadece , filozoflara emanet eden, ekonomiyi sadece ekonomist işi
    bilen: sanatı lüks, sporu küfür, kadını namus yapan bizim hükümetlerimiz...

    Güzel ülkem, en fakirinin gözü tok ve gönlü tok iken, kalkınıyoruz deyip:
    en zenginimizin AÇ olduğu ülkem... Seni Seviyorum ben!

    Düzenleyen BARIS59 gün: 13/9/2008 saat: 17:57

    Bağlantı »

  5. Yazan: oroperi | Tarih: 2008-09-12 23:43:43
    Konu: merhaba
    babanız adına çok üzüldüm.Gerçekten kötü ve kapkara günlerdi.Ve bugünleri insan kisvesi altında dahada ağırlaştıranlar utansın.İdam hiç bir insana yakışmayacak ağır bir ceza.İnsanca olmayan en azından .Sevgiyle ve SİZİN HASRETİNİZLE andım bende babanızı.

    **********
    İnanırmısın,babam o günleri hiç mi hiç söylemedi bizlere.Çekilen eziyetler
    ve yargılanmadan sonra ki; aklanışa adına, dilenmeyen özürler...

    Babam,çocuklarını ihmal edesiye sevdi bu ülkeyi. Ve vadenin, dünya yolculuğu
    son noktayı koyduğunda , o adam: yine bir işlerin başında insanların "çılgın"
    takdirlerini almak ile meşguldu.

    Düzenleyen BARIS59 gün: 13/9/2008 saat: 09:12

    Bağlantı »